ALİ KIZILTUĞ’A AĞIT

Baykuşlar gidip bülbüller mi geldi?
Kırk yıllık ağaçlar meyve mi verdi?
Kuruyan pınara sular mı erdi?
Bırakıp gidecek ne vardı usta?

Daha doymamıştı türküler sana,
Bıraktın onları, gittin Mursal’a.
Açıp da yüreğimizde bir yara,
Bırakıp gidecek ne vardı usta?

Varıp gittin şimdi baba yurduna,
Köylerden alacağını almaya.
Kavuştun mu tutulduğun marala?
Bırakıp gidecek ne vardı usta?

Unutmadın garip köylü dostunu,
Hiç düşürmedin dilinden yurdunu.
Pirin dergâhına serdin postunu,
Bırakıp gidecek ne vardı usta?

Kızıltuğ’um hüzünlendi, bak Celal,
Hakkını helâl et, biz ettik helâl.
Anlattım kendimce efkâr-ı ahval,
Bırakıp gidecek ne vardı usta?

✍️ Celal Özdemir

Benzer Yazılar

  • GEÇEN GÜNLER

    Seninle geçen günleri,Çağırsam geri gelir mi?Kor bağlamış yüreğimiSöndürüp serinletir mi? Geçti gitti zalim yıllar,Ne sen varsın ne haber var.Bir yokluğun ağlatıyor,Bir de namussuz akşamlar. Bir bilsen nasıl özledimSeninle geçen günleri.Ah tekrar geriye gelse,Neler vermezdim neleri. ✍️ Celal Özdemir Bu sayfanın ziyaret sayısı: 1.801 Bu gönderiyi paylaş: Share on X (Twitter) Share on Facebook Share on…

  • GADASINI ALDIĞIM

    Tuttuğun yerlere yüzümü sürdüm,Geçtiğin yolları eğilip öptüm.Mecnun oldum, viran dağlarda yattım,Bulurum diye gadasını aldığım. Gel gayrı gadasını aldığım,Gel gayrı kurbanı olduğum,Gel gayrı yoluna öldüğüm,Yetmedi mi bunca çektiğim? Yeşil yapraklarım solup düşmeden,Gönlümde yaralar azıp coşmadan,Mezarım üstünü otlar tutmadan,Çıkıp gelsen gadasını aldığım. Gel gayrı gadasını aldığım,Gel gayrı kurbanı olduğum,Gel gayrı yoluna öldüğüm,Yetmedi mi bunca çektiğim? ✍️ Celal…

  • BIRAKIP GİTTİN BENİ

      Hani beni seviyordun?Tek sevdiğim sen diyordun.Söyle şimdi kime uydun?Bırakıp da gittin beni. Uçurumun kenarında,Mevsimlerin hazanında,Ummadığım bir zamandaBırakıp da gittin beni. Ben yapraktım, sen dalımdın,Ben petektim, sen balımdın.Bahçemdeki tek gülümdün,Bırakıp da gittin beni. Sokakların çıkmazında,Gecelerin ayazında,Ummadığım bir zamandaBırakıp da gittin beni. ✍️ Celal Özdemir     Bu sayfanın ziyaret sayısı: 2.042 Bu gönderiyi paylaş: Share…

  • AÇIK PARANTEZ

    Vedalaşmıştıkkavakların pamukçuk döktüğüsıcak bir yaz akşamında. Bakışıp ağlamıştıkşehrin taş sokaklarında. Belki sen unuttun amao günkü masum bakışların,arkamdan ağlayışlarınsanki bugün gibi hep aklımda. Yaşananlara virgül koyupşehirden gittiğimde,sen noktayı koymuştunben geriye döndüğümde. Şimdi dilimdeaçık kalmış bir parantezdeneden, niçin, niye diyeparantezi kapatmayanonlarca kelime… İşte böyle! ✍️ Celal Özdemir Bu sayfanın ziyaret sayısı: 941 Bu gönderiyi paylaş: Share on…

  • BANA BİRAZ SİVAS GETİR

    Yiğido gardaş! Yolun düşerse Sivas’aBana biraz Sivas getir… Yıldız Dağı’nın karından,Köse Dağı’nın balından,Kızılırmak diyarındanBana biraz Sivas getir. Kepeneğin suyundan,Yelmikle, madımağından,Köftesinden, mumbarındanBana biraz Sivas getir. Kalede ki türkülerden,Anlatılan öykülerden,“Gardaş” diyen dillerindenBana biraz Sivas getir. Hafik’in göl balığından,Suşehri’nin sularından,Akıncılar kavunundanBana biraz Sivas getir. Şarkışla’nın Veysel’inden,Gemerek’in çirlerinden,Divriği’nin Cürek’indenBana biraz Sivas getir. Gürün’ün Gökpınar’ından,Koyulhisar bağlarından,Kangal’dan, Çetinkaya’danBana biraz Sivas getir….

  • KAVUŞAMADIK

    Seni düşününce bazeniç çekiyorum derinden.Sen yaralı, ben yaralı;bir şey gelmiyor elimden. Yakıyorum bir sigara,vuruyorum duvarlara.Ağlayasım gelir o anhem de bağıra bağıra. Yanıyorum ateşlerde,günlerim geçtikçe böyle.Kısmet değilmiş sevgilim;kavuşamadık seninle. ✍️ Celal Özdemir Bu sayfanın ziyaret sayısı: 1.904 Bu gönderiyi paylaş: Share on X (Twitter) Share on Facebook Share on LinkedIn Share on Email Share on WhatsApp