ERKEN ÖLÜR ŞAİRLER
Kimi sevdadan,
Kimi kavgadan,
Kimi isyandan,
Kimi yollardan yorgun düşer.
Bu yüzden erken ölür şairler…
“Öteki dünyada akşam vakitleri,
Fabrikamızın paydos saatinde
Bizi evlerimize götürecek olan yol
Böyle yokuş değilse eğer,
Ölüm hiç de fena bir şey değil.”
diyerek
Otuz altısında çeker gider Orhan Veli.
“Ey yar, bu mektubu aldığın demde
Kara topraklara verdim kendimi…
Her şey bana engel oldu âlemde,
Bir coşkun nehirdim, yıktım bendimi.”
der
Kırk birinde veda eder Sabahattin Ali.
“Vakit tamam! Seni terk ediyorum.
O bütün alışkanlıklardan
Ve bütün sıradanlıklardan öteye
Yorumsuz bir hayatı seçiyorum.
Doyamadım inan,
Kanamadım sevgiye…”
derken
Elli altısında ölür Yusuf Hayaloğlu.
“Başındayız biliyorum, sonu da yok bu yolculuğun.
Nöbet sırası bizdeymiş gibi geldi bana.
Çünkü gördüm ki en çorak toprakta biten
ayrıkotu bile bir şeyler aktarmakta kuşağına…
‘Dane’ vermeden gitmek bize yakışmaz,
haksızlık olurdu ustalara.”
Ve elli beşinde Tayfun Talipoğlu…
Hepsi gencecik,
hepsi de onurlu.
Vesselam;
Erken ölür şairler.
✍️ Celal Özdemir