Sana bir mektup yazdım;
göndermeye cesaret edemediğim…
Zarfı kapalı kaldı geceler gibi;
içinde suskunluğum, pişmanlığım.
Her cümlesi yarım,
her satırı biraz kırgın.
Adını yazınca titredi kalem;
kalbimden önce elim yorgun.
“İyiyim.” diye başladım;
en büyük yalanım oydu.
Sensizlikle geçen yıllar
hangi kelimeye sığdı ki doğru?
Bir özür iliştirdim köşesine;
geç kalmış, eskimiş.
“Affet.” demeye utandım;
zaman senden önce gitmiş.
Yırtmadım mektubu,
yakmadım da…
Bir çekmecede duruyor hâlâ;
gönderilmemiş ama
hep sana yazılmış olarak.
✍️ Celal Özdemir