• GÜZEL

    Sivas’tan esen yeller, Tokat’a selam söyler. Toplanmış bir araya, Ellik oynar güzeller. Tokatlı mısın güzel Sivaslı mısın güzel Anan şeker mi katmış Sen çok tatlısın güzel Tozanlının yolları Almus’tan gelir geçer. O yarin bakışları Sinemi deler deler Tokatlı mısın güzel Sivaslı mısın güzel Anan şeker mi katmış Sen çok tatlısın güzel Celal Özdemir  

  • VADİ HORONU

    Sivas’tan yel estikçe Kelkit çağlar coştukça Horon oynayın kızlar Yürek yanar durdukça Suşehri’inden ses verir Gölova cana gelir Akıncılar el ele Horon ile dirilir NAKARAT Vur ayağı horona Haydi girin kol kola Kemençeler coşsun ha Dağ taş gelsin oyuna Çamoluk yayla yolu Alucra gönül dolu Şebinkarahisar’da Coşar horonun kolu Oyna güzelim oyna Kurban olam boyuna…

  • SEKSENLERDE ÇOCUK OLMAK

    Seksenlerde çocuk olmak demek,Sokakta akşam ezanına kadar kalmak demek.Annenin pencereden “gel artık!” diye bağırması,Ama senin saklambaçta hâlâ saklanıyor olman demek… Seksenlerde çocuk olmak demek,Çamurda top koşturmak demek.Düşüp dizini kanatsan bileAğlamayıp oyuna devam etmek demek… Seksenlerde çocuk olmak demek,Sobanın başında kestane demek.Bir televizyon, tek kanal,Ama bütün evin aynı anda gülmesi demek… Seksenlerde çocuk olmak demek,Azla yetinip…

  • SOĞUĞUNU BİLE SEVDİM

    Sivas’a yine şiir yazdım bugün,rüzgârın taşıdığı eski bir türkü gibi…Her dizesi biraz gurbet,her kelimesi biraz memleket koktu. Taşına yazdım, toprağına yazdım,soğuğunu bile sevdiğimi anlattım.Çünkü bazı şehirlerinsanın içini üşütmez,içindekini hatırlatır. Sokaklarından geçerkenadımlarım değil, hatıralarım yankılandı.Bir çocukluğun sesi vardı orada,bir de yarım kalmış cümlelerin. Sivas’a şiir yazmak,biraz kendine dönmektir aslında.İnsan nereden kırıldıysaorada başlar en içten dizeler. Ben…

  • BAZI MEKTUPLAR GÖNDERİLMEZ

    Yine yazıyorum…Göndermeyeceğimi bile bile.Belki de en çok bu yüzden dürüstüm;çünkü bu satırlar kimseye ulaşmayacak,sadece içimde birikenleri susturacak. İnsan bazen konuşamaz,söylese dağılacak sandığı şeyleriharflerin omzuna yükler.Ben de öyle yaptım.Seni sustuğum yerlerden yazdım,kendimi eksildiğim yerlerden. Zaman geçti diyorlar…Geçen neydi bilmiyorum.Takvimler değişti, mevsimler döndüama içimde kalan o cümlehep aynı yerde duruyor:“Keşke…” Keşke demek,insanın kendine attığı en ağır imzadır.Ben…

  • BENİ ÇOCUKLUĞUMA GÖTÜRÜN

    Yazın bilyeli tahta arabalar,Kışın karda çıngıraklı kızaklar…Ayaz olsa, soğuk olsa ne yazar?Beni çocukluğuma götürün. Asılırdık faytonun arkasına,Aldırmazdık adamın kamçısına,Gülüyorduk küfürle bağırmasına…Beni çocukluğuma götürün. Kapının önünde oturan kızlar,Ellerinde etaminler, kasnaklar,İşlemesinde sanki geleceğini nakışlar…Beni çocukluğuma götürün. Ramazanda mis gibi çörekler,Üzerinde renkli horoz şekerler,İftara doğru fırınlarda bekleyenler…Beni çocukluğuma götürün. Arife günü yapılırdı hurmalar,Aşure, sütlaç, yaprak sarmalar,Bayramda şeker toplayan…

  • GEÇMEDİ

    Bazı acılar sessiz olmaz. İçinde bir çocuk ağlar gibi titreyerek çıkar. Ben seni unutmadım, unutamadım da zaten. Çünkü sen unutulacak gibi yaşanmadın. Sivas’ta bir akşam hıçkırık gibi çöktün içime. Geçmedi.   Celal Özdemir

  • KEŞKE KALSAYDIN

    Sen hiç gelmeyecek biri için kapı araladın mı? Ben araladım. Üstelik rüzgâr girsin diye değil, belki ayak sesin karışır diye. Sivas’ta akşam erken iner. Güneş, dağların arkasına çekilirken insanın içi de biraz eksilir. İşte o eksilmenin tam ortasında sana bir cümle kuruyorum: “Keşke kalsaydın.” Ama sen gittin. Ve ben bu cümleyi her gün yeniden kurdum….

  • GİDEMEDİM

    Bir türkü dönüyor içimde çizik bir pikap gibi. Aynı yerinde takılı kalmış, aynı acıyı tekrar ediyor. “Gidemedim…” diyor türkü “kalamadım…” Ben de öyleyim. Ne tam gidebildim senden ne de kalabildim. Sivas’ın geceleri uzun, insanın içi daha uzun. Ve her şey bir türkünün yarım kalan yerinde asılı kalıyor.   Celal Özdemir

  • KAR ALTINDA KALAN SES

    Sivas’ta kar yağınca her şey susar. Sokaklar değil, insanın içi susar. Adımlar bile yavaşlar, sanki kimse kimseyi uyandırmak istemez geçmişten. Ben bir akşam senin adını söyledim karın içine. Kimse duymadı. Ama ben duydum. Çünkü bazı isimler dışarıdan değil içeriden yankılanır.   Celal Özdemir

  • ESKİ PLAKLAR

    Bir köşede yorgun bir pikapİğnesi takılmış mazime.Döner durur aynı şarkı,Adın düşer her kelime. Tozlanmış eski plaklar gibiKalbim durur elimde.Ne sussun istiyorum,Ne de çalsın içimde. Yorgun bir pikap gibiyim,Hep aynı yerden kırık.Ne seni unutabiliyorum,Ne bu acıyı durdurup. Sar desem saramıyorum,Dur desem durmuyor kalbim.Aynı şarkıyı çalıyorum,Ben sana takılıyım. Bir bakışın yetiyorduBeni benden almaya.Şimdi bir fotoğrafınYetiyor paramparça olmaya….

  • TANRIDAN SENİ DİLERİM

    Bir daha dünyaya gelirsem eğer,Bil ki ben yine seni seveceğim.Tanrıdan dileğin nedir deseler,Ben Tanrı’dan seni dileyeceğim. Seninle yaşamak her şeye değer,Seninle olmak cennete eş değer.Tanrım sana neşe, mutluluk versin,Güldükçe yüzünde açsın mineler. Ağarsa saçların, geçse seneler,Ben o zaman da seni seveceğim.Tanrı’ya söz verdim, sana söz verdim;Ben sonsuza dek seni seveceğim… Seninle yaşamak her şeye değer,Seninle…

  • HATIRALAR ALBÜMÜ

    Dün akşam misafirlikte,Bakıyorken resimlere,Şaşırıp kaldım öylece;Resmin vardı o albümde. Bir an donup kaldı gözüm,Titredi yüreğim, dizim.Sanki yıllar geri getirdi,Dokununca o resim. Bir zamanlar gülen yüzünBaktı bana o yerden.Nice sözler söylemedenAyrılmışız biz meğer. ✍️ Celal Özdemir

  • EMPERYALİSTLER

    Emperyalist güçler…Dünyayı bir pazar gibi görenler,Toprakları rakam,İnsanları istatistik sananlar. Masalarda çizdiniz haritaları,Cetvellerle böldünüz ülkeleri.Ama bilmediniz;Bir halkın kalbiKağıt üzerinde bölünmez. Petrol kokan savaşlar kurdunuz,Altın uğruna şehirler yaktınız.Bir çocuğun ekmeğini çalıpAdına “düzen” dediniz. Tanklarınız yürüdü sokaklarda,Uçaklarınız göğü parçaladı.Ama her bomba düştüğündeToprağa sadece insanlar değil,Vicdanınız da gömüldü. Bir yerde anneler ağladı,Bir yerde çocuklar sustu.Bir yerde şehirler kül oldu,Ama…