KEŞKE KALSAYDIN
Sen hiç gelmeyecek biri için kapı araladın mı?
Ben araladım.
Üstelik rüzgâr girsin diye değil,
belki ayak sesin karışır diye.
Sivas’ta akşam erken iner.
Güneş, dağların arkasına çekilirken
insanın içi de biraz eksilir.
İşte o eksilmenin tam ortasında
sana bir cümle kuruyorum:
“Keşke kalsaydın.”
Ama sen gittin.
Ve ben bu cümleyi
her gün yeniden kurdum.
Sokaklar hâlâ aynı,
çay hâlâ aynı bardakta içiliyor,
ama hiçbir şey eskisi gibi değil.
Çünkü sen yokken
en çok “biz” eksiliyor.
Bu mektubu sana yollamayacağım.
Çünkü bazı şeyler ulaşınca bitiyor.
Ben seni
ulaşmadan sevdim.
Celal Özdemir