NASIL KADER
Geceyi almış yanına,
Misafirim oldu keder.
Efkarımdan içsem şimdi;
Yeminle bir büyük biter.
Akşam yatıyorum dertle,
Uyanıyorum kederle.
Mutlu bir günüm olmadı…
Lan, bu nasıl kader böyle?
✍️ Celal Özdemir
Geceyi almış yanına,
Misafirim oldu keder.
Efkarımdan içsem şimdi;
Yeminle bir büyük biter.
Akşam yatıyorum dertle,
Uyanıyorum kederle.
Mutlu bir günüm olmadı…
Lan, bu nasıl kader böyle?
✍️ Celal Özdemir
Ahu gibi bakışına vuruldum,Yitirdim aklımı, bir deli oldum.Özenmiş yaratmış seni Yaradan;Boncuk boncuk gözlerinde kayboldum. Halhal olsam ayağına sarılsam,Toprak olsam yollarına serilsem,Rüzgâr olsam da sinene savrulsam…Sever misin beni, Türkmen güzeli? Bir gülüşün bahar olur içimde,Bir bakışın yıldız olur gecemde.Adın düşer gönlümün her deminde;Sever misin beni, Türkmen güzeli? Düşlerimde dolaşırsın gizlice,Adını anarım her gün her gece.Bir gün…
Baluk tutayirum baluk,Doldurirum sanduk sanduk.Selam bile salmayisun,Kız bu nasi bir sevdaluk? Baluklarumun pullari,Kız sürünmişsun allari.Mademki gelmiyecektun,Niya beklettun yollari? ✍️ Celal Özdemir Bu sayfanın ziyaret sayısı: 832 Bu gönderiyi paylaş: Share on X (Twitter) Share on Facebook Share on LinkedIn Share on Email Share on WhatsApp
Şerefini üçe satanlardan,Helale haram katanlardan,Çıyanlardan, yılanlardan,Tedirginim dost, tedirgin. Ana baba saymayanlardan,Hak yolundan çıkanlardan,Hakikati duymayanlardan,Tedirginim dost, tedirgin. Garibin urbasını giyenlerden,Yetimin hakkı yiyenlerden,Çakallardan, tilkilerden,Tedirginim dost, tedirgin. Dostun bile dostluğundan,Namerdin puştluğundan,Bugünümden, yarınımdan,Tedirginim dost, tedirgin. ✍️ Celal Özdemir Bu sayfanın ziyaret sayısı: 763 Bu gönderiyi paylaş: Share on X (Twitter) Share on Facebook Share on LinkedIn Share on Email…
Bizim oralarda vardır yiğitlik,Buralarda da kancıklık, namertlik.İnsanlık ölmüş, vicdan hastanelik,Düşmanı çoktur da dostları yoktur. Gurbet dediğin sanki kurt kapanı,Girişi vardır da çıkışı yoktur.Bezdirir canından, yorar insanı,Yokuşu vardır da inişi yoktur. Hani ya altındı taşı toprağı,Usta idik, olduk elin çırağı.Ağaçların bile başka yaprağı,Dikenleri çoktur da gülü yoktur. Gurbet dediğin sanki kurt kapanı,Girişi vardır da çıkışı yoktur.Bezdirir…
Memlekette vardı, hatırla, itibarımız,Akrabadan ileri idi komşularımız.Burada çalınmaz oldu kapılarımız,Baba, niye getirdin bizi İstanbul’a? Burada yere düşeni kaldırmıyorlar,Düşenin önce cebine saldırıyorlar.Akrabalar el olmuş, sormuyorlar,Baba, niye getirdin bizi İstanbul’a? Kapatıp geldik evimizi, ocağımızı,Celebe verdik davarımızı, malımızı.Otlar kaplamış ekin tarlalarımızı,Baba, niye getirdin bizi İstanbul’a? ✍️ Celal Özdemir Bu sayfanın ziyaret sayısı: 732 Bu gönderiyi paylaş: Share on…
Vedalaşmıştıkkavakların pamukçuk döktüğüsıcak bir yaz akşamında. Bakışıp ağlamıştıkşehrin taş sokaklarında. Belki sen unuttun amao günkü masum bakışların,arkamdan ağlayışlarınsanki bugün gibi hep aklımda. Yaşananlara virgül koyupşehirden gittiğimde,sen noktayı koymuştunben geriye döndüğümde. Şimdi dilimdeaçık kalmış bir parantezdeneden, niçin, niye diyeparantezi kapatmayanonlarca kelime… İşte böyle! ✍️ Celal Özdemir Bu sayfanın ziyaret sayısı: 892 Bu gönderiyi paylaş: Share on…