GECE
Sen aklıma düşünce,Sabah olmuyor gece.Yüzüm avuçlarımda,Ağlıyorum sessizce. Elimde fotoğraflar,Her birinde anılar.Bu gecede nöbetçiYürekteki yaralar. ✍️ Celal Özdemir
Hani müstakil evlerimiz vardı,Pencerelerden çiçekler sarkardı.Akşam vakti otururken kapıda,Sokağımız hanımeli kokardı. Kağıt külahlarda çekirdeğimiz,Tahtadan tablalarda simidimiz.Taşlı sokağımızda gençliğimiz,Ve bir bir kayboldu ümitlerimiz. Niye büyüdük biz, bilmem ki niye?Hasret kaldık dostluğa ve sevgiye.Andıkça gözlerim oluyor çeşme,İmkânı olsa da dönsek geriye. ✍️ Celal Özdemir
Mevsimi gelmeden yaprak dökülmez,Baharda yaprağım döküldü benim.İhtiyar olmadan beller bükülmez,Daha gençken belim büküldü benim. ✍️ Celal Özdemir
Maaş kiranın yarısı,Faturalar da cabası.Açlıktan müzik çalıyor,Mide Ankara havası. Her gün akıl veriyorlar,“Koyun eti ye” diyorlar.Millet tavuk alamıyor,Sanki bunu bilmiyorlar. Porsiyon küçültelim mi?Ekmeği de keselim mi?Sizler kuzu eti yerken,Biz açlıktan ölelim mi? ✍️ Celal Özdemir
Zaten felek vurmuş bana,Bir de sen vursan ne yazar?Herkes bir taş atmış bana,Bir de sen atsan ne yazar? Alışığım ben dertlere,Alışığım kederlere.Al hançeri vur kalbime,Bir de sen çaksan ne yazar? Dünya fani, kullar zalim,Her gün yaş döker gözlerim.Mecnun oldum çöl gezerim,Dünyayı versen ne yazar? ✍️ Celal Özdemir
Ay ışığında yakamoz,O uykusuz, ben uykusuz.Martılar seni soruyor,Sen gideli herkes mutsuz. İkimiz de gururluyuz,Hiç arayıp sormuyoruz.İki yabancı el gibi,Olmamalıydı sonumuz. Beni biraz dinleseydin,El sözüne gitmeseydin.Yazık oldu ikimize,Ne sevseydim, ne sevseydin. İkimiz de gururluyuz,Hiç arayıp sormuyoruz.İki yabancı el gibi,Olmamalıydı sonumuz. ✍️ Celal Özdemir
Gardaşlar Dağı’nın kalkmış karları,Çiçekler müjdeliyormuş baharı.Bize göründü Sivas’ın yolları,Haydi gidelim sevdiğim Sivas’a. Kalede türküler çalınıyormuş,Merdinliler havada dönüyormuş.Dostlar yollarımızı bekliyormuş,Haydi gidelim sevdiğim Sivas’a. ✍️ Celal Özdemir
Taş üstünde kalmadı taş,Yerle yeksan oldu Maraş.Canlar enkazın altında,Bu nasıl bir acı gardaş? Diyarbakır, Adıyaman,Oranın da hâli yaman.Soğuk bir dert, deprem bir dert,Gel de bu acıya dayan. Elazığ’dan Malatya’yaÇöktü evler sıra sıra.Nice insanlar can verdi,Evleri döndü mezara. Yavru Hatay viran olmuş,Gülleri sararmış solmuş.Kimi enkazın altında,Kimi de yasa boğulmuş. Antep, Kilis kan ağlıyor,Feryadı yürek dağlıyor.Çökmüş mezara…
Kovdum artık kalbimdenEski, yeni kim varsa.Sevmeyeceğim artık,Dünya güzeli olsa. Kimi dünyamı yıktı,Kimi canımı yaktı.Benim melek sandığımSonunda şeytan çıktı. ✍️ Celal Özdemir
Dün geceAgop’un meyhanesindeMasada sızıp kalmışım.Kaldırdığım her kadehteSenin adını anmışım. Nereden geldin aklımaOnca yıl aradan sonra?Sanki gelip hançer soktunKabuk tutmuş bu yarama. Agop’un meyhanesineBen her akşam aboneyim.Yaran meğer derinlerdeSaklıymış, nereden bileyim? Nereden geldin aklımaOnca yıl aradan sonra?Sanki gelip hançer soktunKabuk tutmuş bu yarama. ✍️ Celal Özdemir
Neredeysen gel sevgilim,Çok var mı daha gelmeye?Dermanım kalmadı benim,Yollarını beklemeye. Albümdeki siyah beyazResimler bile sarardı.Hani gelecektin bu yaz?Verdiğin söz nerede kaldı? Eski bir sevda masalıSenle geçen günlerimiz.Bilmem nasıl anlatmalıYaralıyken yüreğimiz. ✍️ Celal Özdemir
Lan gardaş bu nasıl zaman?Belli değil dostla düşman.Sofranda karnın doyuranGıybet ediyor arkandan. İnsanlık izine çıkmış,Yerini puşta bırakmış.Hatır gönül dedikleriMeğer eskilerde varmış. ✍️ Celal Özdemir
Sen de seviyordun beni,Gözlerinden okuyordum.Tıpkı ben de senin gibiSöylemeye korkuyordum. ✍️ Celal Özdemir